
Güneşin akşam şarkısı... Ağarması saçların... Yamaçların daha bir dikleşmesi...
Sonbabar soluması bahçelerin... Bir tren sesi ve gözyaşları... Gitgide yaşlanması aynaların...
Şarkıların daha bir ağlamaklı olması... Solması yüzde tebessümlerin... Nereye, böyle nereye? Kuşların şarkısı bitmedi daha... Daha yeni oturmuştuk şu gölgeye... Hal hatıra yeni başlamıştık!

Nereye, böyle nereye?
Kuşların şarkısı bitmedi daha...
Daha yeni oturmuştuk şu gölgeye...
Hal hatıra yeni başlamıştık!
Akarsuların... ardına bakmadan...
Meyveler vakti gelince...
İnceldiği yerden, ip/ince...
Kopar ya zamanlar gerilince.
Kapı aralığından... bir daha...
Allah'a ısmarladık, Allah'a...
Görüp göreceğimiz ne varsa daha;
Başka bahara...
Şimdi aklımdan çocukluğum geçer.
Gençliğim çöllerde Leyla ve Mecnun...
Durun sevdiklerim durun!
Ürkek bir kuş suyunu içer.
Birden bitmesi soruların...
Cevapların ağırlığı gözlerimde...
Ayaklarımda zincirli topuz...
Sessizce bir şeyler okuyoruz.
Arkadaşlarım gelecek; selam söyleyin.
Pencereye gelen kumrulara...
Hatıralarımı dökün önlerine.
Bulutlara hediye diye...
Böyle birdenbire vaktin bir yerinde...
Adı konulmamış türküler gibi...