
HIZda kaybettin çok şeyi. Bu hız/da kaybettiklerini hangi hızla anlatsan yine de çok azını anlatmaya yetişirsin. Ve hızını alamadığını görünce, pişmanlıkların bir bir kapını çalacak. Çalmasın diyorsan.... Bu hız sana ait olamaz, sen de ona ait olamazsın. Ki çoğu zaman, yolda karşılaştın hızla, hızla geçiştin, yüzleşemediniz bile, tanışamadınız. Ne kötü! Hız; hiç bir yerde olmamanın adı. Hız; bulunduğun yeri yaşayamamanın utancı. Hız; razı olamayıştır. Hız bir kaçıştır-önce-kendinden. Hızla hiçbir yerde olamazsın; olamadığın yere hep geç kalırsın. Hızın hep geç kalmak olduğunu anladığında vakit geç/miş olmasın! Hızla önce kendini terk edersin; kendine yetişemeyenlerin başka yere yetiştiği görülmüş müdür? Yoksa Çinli’nin Japon’a sorduğunun cevabını hâlâ vermedin mi? “Bir saatte gideceğin yolu 15 dakikada gidiyorsan, geri kalan 45 dakika ne yapıyorsun ki?” Hızla gidenler artırdıkları dakikaları da hızla harcarlar (mı yoksa?)